Kürt Dili ve Edebiyatının Kimliği

Kürt dili; Hint-Avrupa dil gurubunun Aryan kolundandır. Her ne kadar Kürtçe İrani diller ailesinin kuzeybatı grubu içinde yer alıyorsa da, o kesin hatları ile Farsçadan tamamen bağımsız bir dildir.

Kürt dili Kürdistan diye adlandırılan ülkenin yaygın ve çoğunluk insanın konuştuğu bir dildir. Bilindiği gibi Kürtler bu gün hala,  Türkiye, İran, Irak, Suriye, Ermenistan devletlerinin “Misaki Milli“ sınırları arasında yaşamaktadırlar ve bağımsızlıktan yoksundurlar.

Kürtlerin dünyadaki toplam nüfusu 50 milyona yakındır. Güney parçasını saymazsak eğer (orada federe bir Kürt yönetimi var ve Kürtler kendi kaderlerini tayin etme konusunda diğer parçalara nazaran özgürdürler.) bu büyük nüfusa sahip halkın hala kendi devleti yoktur. Kürtler hala Türkiye’nin, İran’ın ve Suriye’nin “Kürtleri“ diye adlandırılmaktadırlar ve  coğrafyalarında özgür değillerdir. Bu gün Dünyadaki 52 bağımsız devletin toplam nüfusu, Kürtlerin toplam nüfusundan daha azdır.

Başka bir deyişle dünyada bu gün bağımsız devlet olarak egemenliğini sürdüren 52 devletin toplam nüfusu, Kürt nüfusundan daha azdır. Buna karşın Kürtlerin bir devleti yoktur.

Kürt dili, dünyanın en eski dillerindendir. Bu gün sadece Irakta resmen tanınmaktadır. Sadece Kürt federe bölgesinde Kürt dili, resmi dil statüsündedir.

Bu bölgede kamusal alanda ve devlet bürokrasisinde egemen olan lehçe ise sorani lehçesidir. Güney ve Doğu parçalarının çoğunluk lehçesi Sorani olsa bile, genel Kürt nüfusu bakımından Kurmanci lehçesi, Kürtlerin yaklaşık % 60’lık bir bölümü tarafından kullanılan en yaygın lehçedir. Kürtçenin sadece Kurmanci lehçesi ile en son hazırlanmış olan sözlük (Sayın İzoli ve Sayın Zana Farqininin sözlükleri)  130 binden fazla kelime içermektedir. Kürt dilinin kullanılamamadan ötürü en az bir o kadar da kelime kaybına uğradığı savlanmaktadır. Sorani, Zazaki, Lori, gorani ve Hawraman lehçe ve ağızları da eklendiğinde, bu dilin genel kelime hazinesinin 200 binin üstünde olduğu kabul görmüş bir gerçekliktir.

Bunun dışında (Irak Hariç) tarihte hiç bir zaman resmi dil sıfatında eğitimde, siyasette ve kamusal alanda Kürtçe yaygın bir biçimde kulanım şansı bulamamıştır. Buna karşın, onca asimilasyon, özümleme ve yozlaştırma uygulamalarına karşın hala yok olamamıştır. Kürtçe, Zengin bir edebiyat ve kelime hazinesine sahiptir.

Kürt edebiyatı, sözlü ve yazılı edebiyat olarak kendini göstermektedir. Sözlü edebiyat, Dengbéjlerin çağlardan taşıyarak (söyleyerek) getirdiği anlatım edebiyatıdır ve çok eski tarihlere dayanmaktadır. Kürt edebiyatı sözlü geleneğinden beslenerek çağlar boyu bu güne gelebilmiştir.

Yazılı edebiyatın ilk ürünü olarak da, 950 yılı dolaylarında, ünlü Kürt Şair BABA TAHİRÊ ÛRYAN ( 935-1010) tarafından Hamedan kentinde, (Bazı kaynaklar, şaire Tahir Hemedani de demişlerdir.) yazılmış olan Rübaileri örnek vermek yeterlidir. Ömer Hayam’ın rübaileri Baba Tahir’den uzun yıllar sonra kaleme alınmıştır. Sözlü Kürt edebiyatının tarihi binlerce yıl öncesine kadar uzanır.

Kürt edebiyatının ve şiirinin en çok yaygınlaştığı lehçesi Soranicedir. Süleymaniye Kentinin alınmasından sonra, Kürt edebiyatı, büyük bir ivme kazanmıştır. 200 yıl içinde binlerce edebi eser yazılmış ve yayınlanmıştır.  Bu eserlerin hemen tümü Arami (Arapça diye ifade edilen) yazı karekteri ile (alfabe ile) yazılmıştır. Saddam Zamanında bile Kürtçe o bölgede yasaklanmamıştır.

Botan beyliği döneminde Kurmanci lehçesinden eserlere rastlamaktayız. Daha sonrada Erdelan beyliği döneminde Mah Şeref Xanım (Mesture Erdelani) gibi önemli yazarlara rastlanır. Baban emirliği zamanın da ise, Salim, Nali ve Kurdi gibi, Kılasik Kürt edebiyatının en önemli üç şairi ortaya çıkmıştır. Wefai ve Haci Qadiré Koyi de, bu dönemin diğer ünlüleridir. Ama Piremérd, yakınçağ Kürt şiirinin duayenlerindendir.

Erdelan ve Baban beyliği döneminin edebiyat lehçesi soranicedir ve eserler bu gün Arap alfabesi olarak bilinen Aramice alfabe ile yazılmıştır. İran parçasının en ünlü şairleri Hémin, Kane Muzher ve Hejardır.

Türkiye’de ise, Cigerxwin ve Osman Sabri en başta gelenlerdir.

Modern Kürt edebiyatının en önde gelen şairi Abdullah Goran’dır. Kürt dilinin Soranice lehçesi ile yazılmış İlk Kürt romanı 1950’li yıllarda İbrahim Ahmed tarafından yazılan ve daha sonraları da, Rüstem Cemili adlı Kürt yönetmen tarafından sinemaya uyarlanmış olan JANA GEL adlı romandır. Bextiyar Elinin yazdığı, EVAREY PERWANE ise ilk modern Kürt romanı olarak kabul edilir. Daha sonraları ise ŞAR romanı gelmektedir.

Kürtlerin kullandığı bir başka alfabe de, Kiril alfabesidir. Ermenistan ve eski SSCB ülkelerinde kullanılmaktadır. Giderek gerileyen bir alfabedir. Kürtler çok da rağbet etmemektedirler.

Ereb Şemo’nun Kiril harflerle 1930’lu yıllarda yazdığı ŞİVANÊ KURD adlı roman da, çağdaş romana örnek verebiliriz. Eğer uzun öyküler tarzında yazılmış olan bu yapıta roman diyecek olursak, buna göre Şivanê Kurd de en önde gelen Kürt romanıdır. Bu roman kirilce yazılmıştır. Daha sonraları, il kez Özgürlük Yolu yayınlarınca Kurmanciye, ve daha sonraları da aynı yayın evi tarafından Kürt Çoban adı ile Türkçeye çevrilmiştir. Erebê Şemo, Şekroyé Xudo, Heciyé Cindi, Casimé Celil, Celilé Celil, Ekseré Boyik, Karlané Çaçan, Tosiné Reid, Weziré Eşo, Emeriké Serdar, Xelîlê Çaçan, Temurê Xelil ve daha onlarca kişi eski SSCB ülkelerinde; önceleri Kiril daha sonraları da Latin harfleri ile eserler vermişlerdir.

Kürt dilinin eski ve güçlü edebi ürünlere sahip diğer lehçesi de Kurmanci lehçesidir. Bu lehçe ile yazmış en önemli Kürt şairler, Elî Herîrî (1425-1495), Feqîyê Teyran (1590-1660), Melayê Cizîrî (1570-1640) ve Ehmedê Xanî (1650-1707) ‘dir. Ehmedê Xanî tarafından yazılmış olan Mem û Zîn adlı eser ilk kez 1730’da, yayınlanmıştır. Bu şairlerin kullandığı alfabe de, Aramice, yani Arap alfabesiydi.

Yüzbaşı Noelin tavsiyeleri doğrultusunda, Ünlü Kürt düşünürü Mir Celadetin kararı ile Latin alfabesi de Kürt dili ile tanışmıştır. Kürtlerin Latin harfleri ile tanışması son yetmiş yılda gerçekleşmiştir. Bu nedenle yaşı yetmişin altında olan Kürtler, önceki dönemlere ait yazılı eserlerden yararlanma şansı bulamamıştır. Keza yetmiş yıla yakındır ki Irak (Güney) ve İran (Doğu) Kürtleri de Latin harflerle gelişip yaygınlaşan Kürtçe eserlerden istifade edememektedirler.

Kuzey de ise.  (Türkiye parçası), son yıllarda, özellikle de sürgünde güçlü edebi eserlere rastlamaktayız. Kurmanci lehçesi ve Latin harfleri ile yazan Kürt edebiyatçılarının başında, Mehmet Uzun, Jan Dost, Kemal Burkay, Murad Ciwan, Mahmud Lewendi, Fırat Ceweri, Helim Yusif, Feqi Hüseyin Sağnıç, Muhsin Kızılkaya, Mustafa Aydoğan, Enwer Karahan, Malmısanıj, Lokman Polat, Munzur Çem, Rohat Alakom, Felat Dilgeş, Ziya Avcı, Aram Gernas, Hasan Kaya, Zana Farqini, Sami Tan, Abdullah Varlı, Ali Karadeniz ve adını sayamadığımız bir çok yazar ve edebiyatçı Kürt dilinin gelişmesine önemli katkılar sundular.

Dildeki lehçe farkları, kullanılan farklı alfabeler ve Kürtlerin bölünmüş yapısı daha güçlü bir dil ve edebiyatın doğmasını engellemiştir. Kürt edebiyatı, Kürtlerin birlikte yaşadığı ulusların edebiyatını da etkilemiş ve onlardan da etki görmüştür. Keza benzer bir duruma dil alanında yaşanmaktadır. Kürt dilinde de,  karşılıklı etkileşime rastlamak mümkündür. Bu doğal ve kaçınılmaz bir sonuçtur.

Latîf Epozdemîr
——-Devam edecek————–

Reklamlar

Ridwan Xelîl hakkında

Misilman im, Mirov im, Kurd im, Kesekî Serbixwe û Azad im..

03/01/2014 tarihinde Weje içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin. Yorum yapın.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: